29 Kasım 2016 Salı

Depresyon Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Son yıllarda herkes tarafından sıkça kullanılan bir kelime var. Depresyon. Hatta o kadar sıkça kullanılıyor ki en hafif üzüntü ve dertlerimizde "ben depresyondayım" gibi bir tabir gelişti.

Peki Depresyon bu kadar basit bir hastalık mıdır? Bu kadar hızlı bir şekilde depresyon gelişebilir mi?


Sizlere bu yazımda Depresyonu iyi bir şekilde açıklamaya çalışacağım. Özellikle depresyon hakkındaki yanlış bilinen bilgileri de bir miktarda düzeltebilmeyi amaçlıyorum.

Depresyon Nedir?

Depresyon; uyaranlara karşı duyarlığın azalması, girişim gücünün ve kendine güvenin yiterek umutsuzluğun, karamsarlığın güçlenmesi biçiminde beliren ruhsal bir bozukluktur.

Depresyon anlık duygulanım bozukluğu değil, uzun süreli bir duygudurum bozukluğudur. Hastalık demek için ise; bazı semptomların bir araya gelmesi, belli bir süre geçmesi ve hasta kişinin işlevselliğinin bozulması gerekiyor.

Bütün toplumlarda kadınlarda yaklaşık olarak iki kat daha fazla görülmektedir. Bu durum hormonal farklara, çocuk doğurmaya, kadınların erkeklerden daha fazla psikososyal stresöre maruz kalmalarına bağlanmıştır ancak kesin olarak bu farkın nedeni bilinmemektedir.

Depresyon tüm yaşlarda görülebilir. Depresyon vakalarının %50 si 20-50 yaşları arasındadır. Sıklıkla 40'lı yaşlarda başlar.

Depresyon Nasıl Ortaya Çıkar?

Depresyonun temeli de diğer birçok hastalık gibi biyo-psiko-sosyaldir. Yani biyolojik altyapının bozulması, psikolojik etkiler ve sosyal çevre hastalığın zeminini oluşturmaktadır. Bu üç bileşenin beraberliği sonucunda beyinde biyojenik aminler olan norepinefrin, serotonin ve dopaminin azalması ile hastalık ortaya çıkar.

Depresyon hakkındaki en büyük yanlış, hastalığın tamamiyle psikolojik oduğunun sanılması. Ve bu yüzden basit çıkarımlarla hastalığın geçebileceği düşüncesi. Ancak az önce bahsettiğim üzere, beyin yolaklarında iletimi sağlayan nörotransmitter adını verdiğimiz bu maddelerin azalması hastalığın biyolojik bir bozukluk olduğunu ortaya koyuyor.

Depresyon Tanısı Nasıl Konur?

Depresyon tanısı "Amerikan Psikiyatri Birliği"nin tanı ölçütlerine göre konmaktadır. En son 2014 yılında güncellenen bu ölçütler DSM-V Depresyon Kriterleri olarak bilinmektedir.

Bu tanı ölçütlerine göre biraz sonra bahsedeceğim 9 hastalık semptomunun en az 5'inin bulunması gerekiyor. Ve yine bu tanı kriterine göre en önemli özelliklerden biri de, hastalık diyebilmemiz için bu semptomların en az 2 haftadır devam ediyor olması lazım. Konunun başında değindiğim gibi Depresyon kısa süreli bir duygulanım bozukluğu değil, uzun süreli bir duygudurum bozukluğudur. Bu yüzden semptomların 2 haftadır olması önemli bir özelliktir.

Şimdi bir Depresyon hastasında oluşan semptomları sıralayalım;

1 - Hastanın kendisinin bildirmesi ya da başkalarının gözlemesi ile belirli, hemen her gün, yaklaşık gün boyu süren depresif duygudurum hali
2 - Hemen her gün, yaklaşık gün boyu süren, etkinliklerin çoğuna karşı ilgide belirgin azalma ya da bunlardan eskisi gibi zevk almıyor olma
3 - Diyette değilken önemli derecede kilo kaybı ya da kilo alımının olması veya hemen her gün iştahın azalmış ya da artmış olması
4 - Hiç uyuyamama ya da aşırı derecede uyuma
5 - Ruhsal gerilim halinde durmadan hareket etme ya da hiçbir şekilde hareket etmeme
6 - Yorgunluk - bitkinlik hali ya da enerji kaybının olması
7 - Değersizlik, aşırı ya da uygun olmayan suçluluk duygularının olması
8 - Düşünme ya da düşüncelerini yoğunlaştırma yetisinde azalma ya da kararsızlık
9 - Yineleyen ölüm düşünceleri, intihar düşünceleri, intihar girişimi ya da özgül bir intihar tasarısının olması


Bu semptomların hemen her gün ve yaklaşık olarak 2 haftadır sizde veya yakınlarınızda olduğunu düşüyorsanız bir psikiyatri uzmanına danışmanızda fayda var. Uzmanın size vereceği tedavi ile Depresyon çok yüksek bir oranda tedavi edilmektedir. Uygun tedavi ile hastalar birkaç hafta içinde eski işlevsel düzeylerine kavuşmaktadır.

Konu hakkında detaylı bilgi için hazırladığımız aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz;


Sağlıkla dolu günler dileriz. 

Doktor Bun | 29.11.2016 - Salı

Doktor Bun'u sosyal medyada da takip edin ; 

 
Bu yazı Doktor Bun tarafından tıbbi kaynaklar kullanılarak yazılmıştır. Konu hakkında ilerleyen yıllarda yapılacak çalışmalarla ortaya çıkan değişmelerle birlikte bu yazı da güncellenecektir. Ayrıca bu yazı tamamiyle bilgilendirme amacıyla yazılmıştır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanılamaz.
Comments

3 komentar

Aslında depresyon ve bunun gibi depresif serüvenlere bizleri sürükleyen bazı etkenler vardır. Bu etkenleri aslında çoğu zaman hayatımızın normal akışında yaşıyoruz sadece farkında değiliz. Geçenlerde yapılan bir araştırmada; yurtdışında yaşayan tek yumurta ikizleri üzerinde yapılmıştır. Bu ikizler günlük hayatlarında da sevdikleri ve giydikleri ile oldukça yine birbirlerine benzemektedirler. Deney şu şekilde gerçekleşmiştir; İkizlerden birine sabah duygusal bir müzik ile güne başlamasını, diğerine de hareketli bir müzik ile güne başlaması söylenir. Ardından kahvaltı yapıp alışveri çıkmaları istenmektedir. Sabah olduğunda ikizler müzikleri dinleyip, sonra kahvaltı yapıp, sonra alışveri çıkmışlardır. Ancak çok şaşırtıcı bir sonuç ortaya çıkmıştır. İkizlerden duygusal müzik ile güne başlayanı kahvaltı da çok fazla birşey yememiş ve çıktığı alışverişte neredeyse hiç birşey almamıştır. Güne hareketli müzik ile başlayan ikiz ise çok güzel kahvaltı yapıp akşamda neredeyse ellerinde yer kalmayacak kadar alışveriş yapmıştır. Bu deney sonucunda bilimadamları güne başlarken duygusal şeylerden uzak durup, tamamen hareketli ve heyecan dolu birşeyler yapmamızı öneriyorlar. Aslında bu çok küçük bir psikolojik test idi. Bundan sonra hepimizin güne enerji dolu başlaması dileğiyle. :)

Depresyon çağımızın hastalığı bunu antideprasan satışlarının patlamasından anlayabiliyoruz. 1 senede binlerce antideprasan ilacı satılıyor. Depresyonun temel nedeni ise sanallaşan ve yalnızlaşan bireyler. Duyguyu ve birlikte yaşama hissini kaybeden insanlar yalnızlaşıyor. Yalnız ve mutsuz hayatını internet üzerinden uygulamalar ile mutluymuş gibi paylaşarak sanal bir mutluluk yakalamaya çalışıyor ancak sonuç yine hüsran... İnsanlar teknolojiden ve egolarından uzaklaşmadıkça ve hedeflerini küçültüp mutluluğun peşinden koşmadıkça mutsuz olmaya ve depresyon yaşamı süremeye devam edecektir.

Depresyona giren insanların beslenme ve sigara ve alkol gibi alışkanlıklara karşı dikkatli olmalı düzenli spor ve sağlıklı yaşam ve ayrıca çevresindekilerin ilgisi bu hastalıktan çıkabilmektedirler


EmoticonEmoticon